Merhaba Sevgili Anneler, Babalar
Malum bilgisayar çağındayız, bu çağda büyüyen çocuklarımız da sadece arkadaşla oyun ve oyuncakla değil bilgisayarla da meşgul olmayı seviyorlar…
Modern çağın bir gereği haline gelen bilgisayar ve internet, çocuklarımızın da yaşamına girmiş bulunmaktadır. İnternet’in, başta eğitim, iletişim, yaratıcılık olmak üzere çeşitli alanlarda yararları olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Ancak bilgisayar ve internet kullanımının, çocuklarımız için olumsuz fiziksel, psikolojik ve sosyal etkilerinin yanında, tehlikeler de içerdiği yadsınamaz.
İnternet kullanımının giderek artması, sınırsız, denetimsiz ve yasaksız her türlü bilgiye veya kişilere erişim kolaylığı, çok olumlu gelişmelerin yanında bazı önemli ama olumsuz neticelerin doğmasına da sebep olabilmektedir.
Çocuklarımızı eğitirken, yetiştirirken önümüze gelen hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçü, anahtar kelimedir. Bilgisayar ve internet kullanımı çocuklarımız için çok yararlı ve dolayısıyla gerekli olabilir ama ulaştığı siteler, oynadığı oyunlar yaşamına, psikolojik ve sosyal gelişimine uygun olmalı ve dozunda kalmalıdır.
Araştırmacılara göre ana-babalarıyla birlikte ekran başında
zaman geçirmeleri gerekmektedir. Bu da, ana-babaların bilgisayar okur-yazarı ve internet kullanım bilgisi olmasının gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Önerilen önlemlerden biri, bilgisayarı çocuğun kendi odası yerine ailenin oturma odasına kurmaktır. Böylece çocuğa sezdirmeden denetim de yapılabilir.
Zaten 0-6 yaş grubuna göre hazırlanmış ve düzenli olarak psikolojik gözlemden geçirilen www.bebekoyunu.tv sitemiz gibi oyun ve iletişim siteleri içerik olarak çocuklarımıza yarar sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. Bunun gibi herhangi bir oyun sitesini çocuklarımıza sunmadan önce anne baba kontrolünden geçirmek önemlidir.
Çocukların bilgisayarda geçirdikleri süre de yine kontrollü ve sınırlı tutulmalıdır. 0-6 yaş grubu için ideal süreyi bir seferde 45 dk.–1 saat olarak belirleyebiliriz. Bilgisayarda vakit geçirdikten sonra mutlaka başka bir etkinlik veya oyun düşünülmelidir. Günde birkaç kez bilgisayarda meşgul olan ve eğlenen çocuklara bunun yanı sıra dışarıda veya ev içinde sosyal ve zihinsel gelişimlerini destekleyici farklı aktiviteler planlanmalıdır.
Sınırları öğretebilmek için bilgisayar başından kalkma kararı çocuğa bırakılmamalı, ebeveynin izni ve kontrolüyle zamanlama yapılmalıdır. Bilgisayarı ve televizyonu çocuğun yaptığı olumlu bir davranışa yönelik ödül olarak sunmamak da önem taşımaktadır.
Bu araçları ödül olarak görmeye başlayan çocuklar için bilgisayarın veya televizyonun değeri artmaya başlamakta ve daha büyük bir heves ve istekle bu araçlara yönelmektedirler.
Türkiye’de çocukların günde ortalama 4 saat televizyon izlediklerini gösteren araştırma bulguları mevcuttur.
Araştırmalar, çocukların bu kadar yoğun bir şekilde maruz kaldıkları ve denetlenmediği takdirde onlara yaşlarına uygun olmayan mesajlar sunan televizyonun; çocukları şiddet eylemlerine yatkın hale getirdiğini ve çocukların zihin ve dil gelişimini olumsuz etkilediğini, yaratıcılığını azalttığını ve model alma yoluyla olumsuz davranışlar geliştirdiklerini göstermektedir.
Bu veriler, biz yetişkinlerin, çocuklar üzerinde önemli etkileri olan ve hızla yaygınlaşan bu alışkanlıkların olumsuz sonuçları üzerinde dikkatle durmamız gerektiğini göstermektedir.
1. Fiziksel Etkiler
Fiziksel etkiler, doğrudan sağlığı tehdit eden problemlerdir. Yetişkinler için bile potansiyel bu etkiler, gelişmekte olan çocuklar için çok daha büyük risk içerebilir.Görme sorunları,
Duruş ve iskelet sorunları,
Radyasyon riski,
Hareketsizlikten kaynaklanan fiziksel sorunlar / kilo problemleri…
2. Psikolojik ve Sosyal Etkiler
Teknoloji bağımlılığı diye adlandırılan ve kişinin, gününün giderek daha çok bölümünü bilgisayar/internet, televizyon karşısında geçirmesine neden olan “davranışsal bir bağımlılık” türü yaygınlaşmış durumdadır. Ayrıca, yapılan son araştırmalarda, günümüzde Dikkat Eksikliği Sendromunun bu derece artmasının nedenleri arasında, çocukların sürekli görsel ve çok renkli/hareketli uyaranlara maruz kalmaları olduğu saptanmıştır.
Görüldüğü gibi, çocukların teknoloji bağımlılığı geliştirmeleri, denetimsiz kullanımda kendileri için zararlı olabilecek ve özümsemeye hazır olmadıkları bilgi ve materyale maruz kalmalarına neden olabilmektedir. Şaşırtıcı gözükse de, çocukları, gelecekteki ruhsal yaşamlarını olumsuz etkileyecek bu bilgi bombardımanından koruyacak yasal düzenlemeler henüz hiçbir ülkede yapılmamıştır.
Dolayısıyla siz anne-babaların denetimi şu anda tek olası yol gibi gözükmektedir.
Çocuklarınızla sağlıklı ve eğlenceli günler geçirmeniz dileğiyle…
Uzman Psikolog Gökçen Çetiner