
Esen ACARER
esenacarer@bebekoyunu.tv
Esen ACARER
Kimdir ?
Otizmin Tedavi ve Eğitim Süreci
Otizm şu anda sahip olduğumuz bilgi ve yöntemlerle tamamen tedavi edilebilecek bir problem değildir.
Otistik bireylerde görülen hiperaktivite saldırganlık, yeme sorunları, epilepsi nöbetleri, depresyon vb. durumlarda otizmi tedavi etmeyen ancak saydığımız sıkıntıları ortadan kaldırmaya yönelik ilaçlar kullanılabilmektedir. 1960’lı yıllardan bu yana otizmin tedavi ile ilgili yapılan çalışmalarda en iyi tedavinin eğitim olduğu saptanmıştır. Bu nedenle çalışmalar sürerken bugün yapılabileceklerden en önemlisi bu çocukların eğitimi ile anne babaların bilgilendirilmesidir.
Otistik çocukların eğitimine ilişkin ilk olarak vurgulanan, çocukta belirtilerin erken fark edilmesi ve eğitimin mümkün olduğunca erken başlaması gerektiğidir. Bu çocukların eğitimine erken başlanması ve çocuğun özelliklerine uygun eğitim programlarının uygulanması, çocukların yaşıtları ile aynı okul ortamını paylaşmalarını kolaylaştırmaktadır.
Otistik çocukların eğitiminde uygulanacak öncelikli yöntem bir eğitimci bir çocuk sistemi ile yapılan olduğu kabul edilmektedir ancak anne babalarında eğitimde uzmanla işbirliği içerisinde olması gerekmektedir. Otistik çocuklara yönelik eğitim programları hazırlanırken çocuk için, güven duyacağı kaygıyı azaltacak bir ortam oluşturulmalıdır. Bu çocukların eğitiminde görev alacak uzmanlar, mesleklerinde iyi olmanın yanında, bu çocukları sevmeli ve tanımalıdır.
Otistik çocukların eğitimlerinde günümüzde pek çok yaklaşım kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlarla çocuklara kazandırılacak beceriler, otizmi olan çocuğun ilerlemesine ve gereksinimine göre zaman içinde farklılık gösterebilir. Ancak otistik çocuklara genel olarak kazandırılmak istenen bir takım beceriler vardır.
Bu beceriler; öğrenmeye hazırlık becerileridir. Bunlar çocukla göz kontağı kurma, uygun oturma ve basit emirlere uyma gibi en temel becerilerin öğretilmesidir. İkinci olarak, tuvalet eğitimi, giyinme soyunma ve beslenme ve vücut temizliği gibi özbakım becerilerin öğretilmesine değinebiliriz. Otistik çocuklara kazandırılası amaçlanan bir diğer beceride dil ve konuşma ile ilgilidir. Bu çocukların iletişim becerilerindeki yetersizlik davranış problemlerinde de belirleyici olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu davranış problemlerinin azaltılmasında etkili olabilecek
önemli bir çözüm bu çocuklara sözel ya da sözel olmayan iletişim becerilerini öğretmektir. İletişim aracı olan dil bu çocuklarda da alıcı ve ifade edici dil olarak gelişmektedir. Alıcı dilin ifade edici dilden daha önce gelişmesi nedeniyle, bu çocuklara öncelikle alıcı dille ilgili beceriler kazandırılmalıdır. İfade edici dil becerileri ile ilgili olarak bu çocuklarda konuşmanın sürekliliği ve geliştirilmesi, dil becerilerini genelleyebilme ve ekolaliyi azaltma hedeflenmektedir.
Otistik çocuklara kazandırılması amaçlanan becerilerden bir başkası sosyal becerilerdir. Sosyal becerileri geliştirebilmek için bu çocuklara uygun sosyal becerilerdir. Sosyal becerileri geliştirebilmek için bu çocuklara uygun sosyal tepkilerin, bağımsız yaşam becerilerinin, kardeş ve yaşıtlarla oyun oynayabilme, hayali oyun etkinliklerini gerçekleştirebilme ile ilgili eğitim verilmelidir.
Otistik çocukların eğitim ile ilgili bir başka konusu ise davranış problemlerinin azaltılmasıdır. Bunun için öncelikle problem davranışın ne olduğu belirlenmelidir. Genelde problem davranış olarak nitelendirilebilecek 3 tip davranış bulunmaktadır. Bunlar öğrenmeyi engelleyici davranışlar, kazandırılmış becerileri engelleyici davranışlar ve arkadaş ilişkilerini bozucu davranışlar olarak görülmektedir.
Otistik çocuklara kazandırılması gereken bir başka beceri ise yaşıtlarını ve diğerlerini gözlemleme ve taklit etmelerini sağlamak amacıyla taklit becerilerinin kazandırılmasıdır. Ancak bu becerilerin kazandırılması ile ilgili önemli bir nokta çocuk hangi beceri ve yetenek düzeyinde olursa olsun programında mutlaka iletişim becerileri ile sosyal beceriler yer almalıdır.
Okul Öncesi Dönem/Erken Eğitim Programı
Günümüzde otistik çocuklarda okul öncesi dönemin önemi artmıştır. Bunda en büyük etken, otizm tanısının erken yaşlarda konulabilmesi ve özelliklerin erken yaşlarda belirlenebilmesidir. İlk yıllarda çocukların özelliklerine en uygun programın seçilmesi ile çocuğun yaşıtları ile birlikteliğe hazırlanması kolaylaşmaktadır. Erken yıllarda sağlanan eğitim sayesinde sınıf ortamını olumsuz etkileyen ve öğretmenin vaktini alan problemli davranışların azaltılması ya da ortadan kaldırılabilmesinin mümkün olduğu görülmüştür.
Otistik çocuklar için ümit verici sonuçları olan birkaç programdan birisi davranışçı yaklaşımı temel alan eğitim modeli olan Lovaas’ın geliştirdiği programdır. Bir başka program ise “Okul öncesi çocuklar ve Ebeveynleri için Alternatif Program/Öğrenme Deneyimleri” isimli ve kısaca LEAP olarak bilinen yoğun programdır. Bu program da otistik çocukları, otistik olmayan yaşıtları ile aynı eğitim ortamlarına kaynaştırmak amacı ile hazırlanmıştır.
İlköğretim Programları
Bilişsel özelliklerinde yetersizlikler olan, yoğun davranış problemlerine sahip olan ya da benzer diğer özeliliklere sahip, bazı otistik çocuklar ilköğretiminde de küçük gruplarda ya da bireysel öğretime gereksinim duymaktadır. Bu çocuklar özel eğitim okullarına ya da ilköğretim okulları bünyesindeki özel sınıflara devam etmekte ve gereksinimlerine göre okul dışı ortamlarda yaşıtları ile bir araya getirilmektedir.
Davranışçı yaklaşımın ilkelerini benimseyen eğitimsel yaklaşımı temel alan bir eğitim programı olan TEACCH ABD’de yaygın olarak uygulanan bir programdır. Bu eğitim programında temel amaçlardan biri sınıfta öğretimin yanı sıra anne babaların ev ortamında çocukları ile çalışmasını sağlamaktır. Eğitim sınıflarından çocukların işiterek değil görerek öğrenebilme özellikleri dikkate alınarak, alternatif iletişim yöntemlerinin öğretilmesi gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.
Otistik çocukların ilköğretim kurumlarına kaynaştırılması
çok önemlidir. Bu çocukların arkadaşları tarafından kabullerini sağlamak ve arkadaşlarının durum karşısında şaşkınlığa kapılmalarını önlemek için, sınıftaki diğer çocuklara otistik arkadaşları ile ilgili bilgi vermek, otistik çocuklara sosyal becerileri öğretmek ve otistik çocuklarla diğer çocukların sosyal etkileşimlerini sağlayacak etkinlikleri planlayarak uygulamak etkili olabilir.
Öğretmenlerin bu anlamda başarılarını artırabilmek için, bu çocukların özelliklerini ve eğitim yöntemlerini bilmelerini sağlamak gereklidir. Bunun için uzmanlardan sınıf içi ya da sınıf dışı destek alabilmeleri gereklidir.
Otistik Çocuklar ve Gelecek
Otistik çocukların okul öncesi dönemde, yani 5 yaşından önce en az 2 sene yoğun özel eğitim almaları ile %40–50 arasında değişen büyük bir kesiminin temel eğitimlerini diğer çocuklarla alabildikleri üst eğitim ve mesleklere yönelebildikleri görülmektedir.
Bu çocuklar arasında üniversite düzeyinde eğitim alanlar, yetişkin oldukları dönemde araba kullanmayı öğrenenler, evlenip aile kuranlar, belli işte çalışarak toplum yaşamına katılanlar bulunmaktadır.
Ancak hep hatırlanması gereken önemli bir nokta, her otistik çocuğun kendine özgü olduğudur. Bu çocukların güçlü yanlarını kuvvetlendirmek, zayıf olduğu yönleri desteklemek, yaşamlarını bizlere en az bağımlı birer birey olarak sürdürebilmelerinin sağlayabilmek için aralıksız eğitim vermek onları geleceğe hazırlarken yapabileceklerimizdendir .