Esen ACARER
esenacarer@bebekoyunu.tv
Esen ACARER Kimdir ?
Dikkat Eksikliği Nedir

 

Dikkat; duygularla düşünceyi bir nokta üzerinde toplama, uyanıklık hali olarak
tanımlanmaktadır ve öğrenmenin en önemli unsurlarındandır. Eğitimde dikkat, algılama ve anlamlandırma sürecidir. Bu süreçte yaşanan problemler dikkatsizlik olarak adlandırılır.
 
Çocukların okulda, arkadaş ortamlarında dikkat sorunu yaşamaları, hem ders başarısını hem sosyal ilişkilerini olumsuz etkiler. Başarısızlıkları düşük benlik algısı geliştirmelerine neden olur. Her zaman başarısız olacakları, beceremeyecekleri inancıyla işlerine başlayınca bu düşünce kısır döngü olarak onları başarısızlığa sevk eder.
Yetersizlik duyguları, ilişkilerindeki bozukluk içlerinde büyük üzüntüye sebep olur ve öfke duygularını uyandırır. Bu öfkelerini ya içlerine atarak kendilerine zarar verme yolunu seçerler ya da herkesi rahatsız ede­cek biçimde, saldırganlıkla çevreye yöneltirler.
 
Dikkatsizlik; özel adıyla ‘dikkat dağınıklığı’ bebeklikten başlayabilen ve erişkinlikte de görülebilen bir sorundur.
Dikkat dağınıklığı, çocuğun zekâ puanıyla yani üstün zekâlı veya normal zekâlı olup olmadığıyla doğrudan ilişkili değildir. Zekâsı normal ya da üstün olduğu halde, dikkati dağınık olduğu için kendini derse veremeyen birçok çocuk ve genç başarısız olabilmektedir.

 

 
Dikkat eksikliği nedir?
 
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, çocuklardaki ‘dikkat dağınıklığı’ zihinsel bir özür değil, yalnızca bir çalışmayı veya etkinliği sürdürememe problemidir.
Genellikle yedi yaşından itibaren kendini daha fazla gösterir, ancak 4-5 yaşları itibariyle belirtileri saptanabilir.
Dikkat eksikliği sendromu ya da hiperaktivite sendromu olarak da bilinir. Çocukların %6’sında görülen dikkat eksikliği sendromu, erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla daha fazla görünür.
Problemi kabaca söylersek; organize olamamak ve dikkati tek bir noktaya odaklayamamak olarak açıklanabilir.
Çocukta dikkat eksikliği özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler.
Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler.
Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar.
Masanın başına oturamaz, otursalar bile çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar.
Anne/ babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler.
Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.
 
Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir.
Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda kelime uydurmalarına rastlanabilir.
Unutkandırlar.
Sınıfta sürekli eşya kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Kendilerine uygun bir çalışma düzeni ve sistemi geliştiremezler.
Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı okumanın yanında hikâye ve roman türü kitapları okumaya karşı da isteksizdirler.
 
Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar eklenir.
Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler.
Test sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula başladığı yıllarda sınav kâğıdını öncelikle vermeyi marifet sayarlar. Sonunda bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.
 
Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler.
Zekâ düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3. ve 4. sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler.
Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır.
Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.

Yorumlar

bebekolay

Eğitsel Faaliyetler


Esen ACARER
esenacarer@bebekoyunu.tv

 

İlk, orta ve lise eğitimini Adana’ da tamamlayan Esen Acarer, Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümünde yüksek lisans eğitimi yapmıştır.
 
2001 yılından bu yana özel eğitim sektöründe, çeşitli ilköğretim okullarında rehber öğretmenlik ve çeşitli vakıflarda psikolojik danışman olarak çalışmıştır.
 
Halen bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde hem kurum müdürlüğü hem de psikolojik danışmanlık yapmaktadır.
 
Aile Terapisi, gelişim psikolojisi, kadına yönelik şiddet ve özel eğitim alanına yönelik sertifikaları bulunmaktadır.