Uzmanlarımız > Psikoloğumuz Sizlerle

Gökçen ÇETİNER
gokcencetiner@bebekoyunu.tv
Gökçen ÇETİNER Kimdir ?
Pozitif Disisplin Yöntemleri

  

Ø Çocuğa değişik seçenekler sunmak: Belirli sınırlamalar getirirken, aynı zamanda belirli bir serbestlik de tanınmış olur. (Oyuncaklarını kendin mi toplamak istersin, yoksa sana yardım edeyim mi, bunu mu giymek istersin, yoksa şunu mu? gibi)
 
Ø Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmek: Eğer çocuktan istenen davranış ilginç bir hale getirilirse çocuk bundan zevk alacaktır. (Hadi bakalım yarış yapalım, hangimiz daha çabuk elbisesini giyecek? Markette beraber alışverişi yapacağız, gel liste yapalım, sen de bana yardım et. gibi)
 
Ø İleriye dönük plan yapmak: Çocuk hep aynı olumsuz davranışları yineliyorsa, örneğin, bakkala gidildiği zaman sürekli bir şeyler istiyor, tatsızlık çıkarıyorsa, başka bir zamanda bunun doğru olmadığı nedenleriyle ona anlatılmalıdır ve sürdürürse karşılaşacağı tepkinin ne olacağı ile ilgili bilgi verilmelidir.
 
 Ø Olumlu davranışını takdir etmek: Çocuk olumlu bir davranış gösterdiğinde bu davranışı nedeniyle onurlandırılmalıdır. Bu, her zaman çocuğa hediye alınması anlamına gelmez; ona sarılıp "Bugünkü güzel davranışından dolayı çok mutlu oldum, teşekkür ederim" demek de onu çok mutlu edecek, ilerideki davranışları için yüreklendirecektir.
 
    Ø Ortamı değiştirmek: Ortamı değiştirip önlem alarak pek çok sorunu büyümeden halledebiliriz. Ellerini yıkamayı unutan çocuğa güzel kokan bir sabun almak, onun için özel bir havluyu banyoya asmak bile bazen ona el yıkama alışkanlığını kazandırmaya yeterli olabilir.
 
    Ø Dikkatini başka yere çekmek: Bu yöntem çocuğun o anda yaptığı ve bizim istemediğimiz davranışını, onun dikkatini başka yöne çekerek engellememizi sağlar. (Evde misafir varken çocuğumuzun sıkılıp huzursuzlandığını gördüğümüz anda “Bana yardım eder misin? Ben çayları dağıtayım, sen de şekerleri” demek gibi)
 
 
Ø Göz ardı - Teşvik: Beğenmediğimiz olumsuz davranışları (eğer çok rahatsız etmiyorsa) göz ardı etmek, her şeye sürekli kızmamak, ancak olumlusunu yaptığı anda teşvik etmek olumlu davranışları arttırır. (Saçı dağınıkken göz ardı etmek, taradığı zaman takdir etmek, ayakkabılarıyla içeri girdiğinde göz ardı etmek, ayakkabıların çıkardığı zaman takdir etmek)
 
Ø Takdir - Teşvik: Beğendiğiniz olumlu davranışı, davranışın ne olduğunu açıklayarak, anında takdir etmeliyiz. (“Bana yardım ettiğin zaman çok mutlu oluyorum.”, “Kardeşin oyuncağı elinden çektiği halde ona vurmadığın için çok sevindim.” gibi…)
 
Ø Çözüm yollarını göstermek: Olumsuz davranışın sonucunu söyleyip yerine yapabileceği olumlu bir davranışı göstermek davranış değişikliğine yol açar. (Evin içinde sürekli koşup alttaki komşuyu rahatsız ediyorsa, bir odaya minder sererek orada istediği gibi oynamasını sağlamak, duvarları çiziyorsa, duvara bir kâğıt asıp orayı boyayabileceğini söylemek.)
  
Ø Duyguları belirtmek: Olumsuz davranışının sonucu açıkladıktan sonra, anne ve babanın duyduğu olumsuz duyguları belirtmesi de çocuk için öğreticidir. (Sokağa çıktığımızda bir şey almam için ağladığın zaman çok üzülüyorum, başım ağrıyor, seninle bir daha sokağa çıkmak istemiyorum. Bu hareketi yapman hiç hoşuma gitmiyor. Neden yapmaman gerektiğini açıkladığım halde yine yaptığın zaman çok kızıyorum, beni artık dinlemediğini düşünüyorum.)
 
Ama bazen bu uygulamalar yetmez ve çocuk anne ya da babasını dinlemediğinde, onların nasıl davranacağını, gerçekten söylediklerini yapıp yapmayacaklarını sınamak isteyebilir. Bu durumda hazırlıklı olmak ve tutarlı davranmak çok önemlidir.
 
Eğer çocuk ebeveynleri dinlemiyor ise, bu durumda başvurulacak bazı yöntemler vardır:
 
1.      Doğal sonuçlar: Çocuk yaptığı hareketin doğal sonuçlarına katlanmasını öğrenmelidir. Ancak bu sonuçlar çocuk için herhangi bir tehlike yaratmamalıdır. Bu kendisinin yaptığı davranışların bir sonucu olduğu için de anne ya da babayı suçlamayacaktır. Örneğin; çocuk sütünü kasıtlı olarak dökmüşse, o öğünde yeniden süt içemeyecek ya da eğer oyuncağını kırmışsa artık o oyuncakla oynayamayacaktır. Böylece çocuk sütünü bir daha dökmemesini, oyuncağı ile daha dikkatli oynamasını öğrenmeye başlayacaktır.
 
2.      Mantıklı sonuçlar: Çocuğun doğal sonuçlarla öğrenmesi en iyisidir. Ancak bu her zaman işe yaramayabilir. Örneğin, anne çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylemişse ve çocuk da bunu yapmıyorsa, bu durumda çocuğun hareketiyle ilgili bir sonuç yaratılabilir. Ebeveynin oynanmayan oyuncakları kaldıracağını ve akşama kadar bu oyuncaklarla oynayamayacağını çocuğa söyleyip sonra da bunu yapması işe yarayacaktır.
 
3.      Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamak: Mantıklı bir sonuç çıkarmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Bu yöntemin etkili olabilmesi için kısıtlanacak şey çocuğun gerçekten çok istediği bir şey olmalıdır. Ebeveyn söylediği şeyi gerçekten yapmalıdır. Örneğin, davranışını düzeltmediği sürece çocuğa dondurma yiyemeyeceği söylenmiş, fakat herhangi olumlu bir gelişme olmadığı halde, anne ya da baba onun gönlünü almak için biraz sonra dondurma almışsa, bu yöntem doğaldır ki işlemeyecektir.
 
  4.      Belli bir yerde bekleme süresi uygulaması: Bu yöntem, çocuk diğer çocukları ısırdığında, vurduğunda ya da buna benzer durumlarda kullanılabilir. Çocuk önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Eğer bekleme süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.Daha sonrabu uygulamanın neden yapıldığı birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır.
 
5.      Çocuğun yaptığı kötü davranışı düzeltmesini sağlamak: Çocuk daha önceki uyarılarımıza, önlemlerimize rağmen hala olumsuz davranışını devam ettiriyorsa kötü davranışını düzeltmesine yardımcı olabiliriz. Örneğin “Sulu boya yapacağın zaman yerlerin kirlenmemesi için altına muşamba sermen gerektiğinin söylemiştim, ama sermemişsin. Şimdi lütfen bu bezle yerdeki lekeleri siler misin?” diyerek yaptığı davranışın sorumluluğu çocuğa verilebilir.
 
Ve son bir not: Zannedilenin aksine araştırmalar gösteriyor ki, dayak pek de öyle “cennetten çıkma” değil ve üstelik eğitici ve çözümleyici de değil! Bu konuyla ilgili de bir sonraki yazıma da göz atın lütfen
       
Uzman Psikolog Gökçen Çetiner

Yorumlar

bebekolay

Eğitsel Faaliyetler


Gökçen ÇETİNER
gokcencetiner@bebekoyunu.tv

1979 Adana doğumludur. Liseyi Adana’da bitirdikten sonra Ankara’da üniversite eğitimine başlamıştır.

2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra Ankara’da okul öncesi eğitim kurumlarında ve özel eğitim kurumlarında çocuklarla çalışmıştır. Aynı zamanda aile içi şiddetle mücadele alanında hizmet veren çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev yapmıştır.

2003-2006 yılları arasında Ankara Üniversitesi’nde Sosyal Psikiyatri alanında yüksek lisansını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşmiştir.

Halen bir okul öncesi eğitim kurumunda psikolog olarak çalışmaktadır. Ve eşzamanlı olarak bir vakıfta mağdur kadınlara destek projesinde görev yapmaktadır.

Aile içi şiddet, kadın ve çocuk psikolojisi, aile danışmanlığı, travmaya yönelik psikolojik destek müdahaleleri alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.