
Esen ACARER
esenacarer@bebekoyunu.tv
Esen ACARER
Kimdir ?
Öğrenme Bozukluğu Mu
Okulların açılmasıyla birlikte öğretmen ve ailelerin sorun tespit etme, gözlemleme süreçlerinin sonucunda en çok karşılaştıkları; ancak bir anlam veremedikleri sorunun literatürdeki tanımı öğrenme bozukluğu.
Okula başlayan çocukların kazanması gereken en önemli becerilerden biri okuma ve yazmayı öğrenmeleridir. Çoğu çocuk, okula başladığında bilişsel olarak okuma yazma öğrenmeye hazırdır ve okuma yazmayı diğer arkadaşları ile birlikte öğrenir. Ancak; bazı çocuklar okuma-yazma becerilerinde yaşıtlarından daha geridedirler, okuma- yazma öğrenmede zorlanırlar, buna bağlı olarak okul başarıları beklenenden daha düşüktür.
Anne- baba ve öğretmenleri bu çocukların neden diğer yaşıtları gibi okuma-yazma öğrenemediklerini, “b-d-p” gibi bazı harfleri karıştırdıklarını, haftanın günlerini, ayların isimlerini öğrenemediklerini, basit toplama çıkartma gibi işlemlerde sürekli hata yaptıklarına bir anlam veremezler. Bazı durumlarda “tembel, haylaz, isteksiz” olarak değerlendirilen bu çocuklar aslında “Öğrenme Bozukluğu” adı verilen sorunu yaşamaktadırlar.
Öğrenme bozukluğu bireyin bir ya da birden fazla temel psikolojik süreçlerini etkileyen ve okuma, yazma, aritmetik, okuduğunu anlama, yazılı ve sözel ifade gibi alanlarda zorluk çekmesine neden olan nörolojik bir bozukluktur.
Öğrenme bozukluğu olan bireylerin zeka düzeyleri normal veya normalin üzerindedir ve öğrenmedeki zorluklarının görme veya işitme duyularındaki sorunlarla ya da duygusal sorunlarla bir ilgisi yoktur.
Öğrenme bozukluğu olan bir çocuk bir alanda zorluk çekerken bir başka alanda yaşıtları ile benzer ya da daha iyi performans gösterebilir. Örneğin okuma alanında sınıfının çok gerisinde olan bir çocuk fen veya matematik alanında sınıfın en iyilerinden biri olabilir. Bu durum anne-baba ve öğretmenlerin kafalarını karıştırabilir, çocuğa nasıl yaklaşacaklarını bilemezler ve çocuğa gereksiz yere yüklenebilirler.
Ailelerin ve öğretmenlerin bu durumun çocuğun “tembelliğine, zeka sorununa ya da şımarıklığına” bağlı değil öğrenme bozukluğuna bağlı bir durum olduğunu kabul etmeleri ve çocuğa gereksiz yere baskı yapmamaları çok önemlidir.
Öğrenme Bozukluğu tek bir bozukluğu değil birden fazla bozukluğu tanımlayan genel bir terimdir. Bu bozukluklar, Öğrenme Bozukluğu şemsiyesi altında değerlendirilirler ve her biri bireyin spesifik bir alanda zorluk çektiğini ifade etmektedir.
- Disleksi: (Okuma Bozukluğu) Okuma ile ilgili zorluklar
- Disgrafi: (Yazma Bozukluğu) Yazı yazma ve yazılı anlatım ile ilgili zorluklar
- Diskalkuli (Aritmetik Bozukluk) Aritmetik işlemleri ve sayılarla ilgili zorluklar
- Dispraksi: Motor koordinasyon bozukluğu
- Afasi/disfasi: Dil ve dilin kullanımı ile ilgili zorluklar
Bazı bireyler sadece bir alanda zorluk çekerken, bazıları birden fazla alanda zorluk çekebilir. Örneğin bir çocuk hem okuma, hem yazma hem de aritmetik alanlarında zorluk çekerken bir diğeri sadece aritmetik alanında zorluk çekebilir.
Neler Yapılabilir?
*Böyle bir durumu gözlemleyen anne babaların ve eğitimcilerin ilk yapması gereken bir uzmana danışmak ve uzmanla işbirliği kurmaktır.
*Çocuğun çaba ve süreçte verdiği emek değerlendirilmeli ve çocuğa bununla ilgili olumlu geribildirimler verilmelidir.
*Bu çocukların birçoğunda dikkat dağınıklığı da sürece eşlik ettiğinden, ders çalışma ortamı gözden geçirilerek, daha sessiz, uyarıcıların az olduğu bir ortamda çalışması sağlanmalıdır. Masa başında oturma süresi kısaltılmalı, sık aralıklarla zamana yayılmalıdır.
*Çocuğun okumayı sevmesi için okuma faaliyeti eğlenceli hale getirilmeli, resimli müzikli kitaplar kullanılmalı, kendi seçtiği kitapların okutulmasına özen gösterilmeli ve okuma saatleri düzenlenerek ev içinde bir rutin haline dönüştürülmelidir.
*Yazma faaliyetini desteklemek için, çok fazla ve hızlı yazmak yerine; az ve düzgün yazmasına önem verilmelidir. Defterini düzgün kullanabilmesi için teşvik edilmeli; çok karışık ve iç içe yazıyorsa defter çizgilerle bölümlere ayrılarak çocuğa yardımcı olunmalıdır. Yazım hatalarını azaltmak için daha sık dikte çalışması yapılmalıdır.
*Öğrenme süreci daha eğlenceli hale getirilmeli, değişik oyunlarla, görsel ve işitsel materyallerle desteklenmelidir.
*Uzman-aile ve öğretmen işbirliğinin önemi göz önünde bulundurularak, periyodik olarak bir araya gelinip, çocuğun eğitim basamakları belirlenmeli ve ona göre hedefler konulmalıdır.
Esen Acarer Psikolojik Danışman